Kuzey Irak referandumunun ardından

Lale Elmacıoğlu

twitter.com/laleelmacioglu

Kuzey Irak referandumunun ardından

Özellikle dış haber açısından oldukça yoğun bir haftayı geride bıraktık. En önemli gelişmeler, hiç şüphesiz Kuzey Irak’ta yaşananlardı. Tepkilere rağmen Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başkanı Mesud Barzani, geri adım atmadı. Kuzey Irak’taki tartışmalı referandumun sonucunda sandıktan %92’lik evet oyu çıktı. Referandumun neden yapılmaması gerektiği konusunda öne sürülen argüman, Irak’ın toprak bütünlüğünün korunması meselesiydi. İşte bu sadece Irak’ın toprak bütünlüğü değil, aslında Türkiye’nin toprak bütünlüğüydü. Defalarca yazdım yine söylüyorum; Irak’ın ardından Suriye, Türkiye ve İran’dan toprak koparılarak Büyük Kürdistan (Bağımsız Kürdistan) oluşturulup bunun da Büyük İsrail projesine dönüşmesi istenmektedir.

İsrail’in açıktan, ABD’nin el altından, bazı Körfez ve AB ülkelerinin de gizli desteğiyle gerçekleşen bu referandum oyununun sonraki hamleleri arasında Türkiye’yi kaosa sürüklemek, istikrarsızlaştırıp bölmek vardır.

Bölgeyi yeniden haritalandırmaya çalışan, 100 yıllık kirli emellerini gerçekleştirmeye çabalayan dış güçlere engel olmamız şarttır. İsrail ve ABD’nin başrolündeki “Böl-Parçala Birliği”nin amacı önce parçalanmış bir Irak, sonra iç savaşla harap olup DAEŞ bahanesiyle kuzeyi parçalanarak PYD/ YPG’ye bırakılmış bir Suriye ve Akdeniz’e açılan terör koridoru… Sonra toprak koparmaya çalışacakları ülke Türkiye olacak. Oyunun Türkiye cephesi açılarak Suriye ve Irak’ta yaptıklarını bizim üzerimizde yapmaya çalışacaklar. On yıllardır olduğu gibi hiç vazgeçmeden, en son da 15 Temmuz’da FETÖ ile başaramadıkları şeyi yeniden yapmaya çalışacaklar. ABD- İsrail ittifakının sonraki hedefi ise İran olacak. İsrail’in IKBY referandumunu desteklemesinin arka planında, İran’ı rahatça denetleyebilecek olması da yatıyor. Allah’ın izniyle hepsini püskürtecek, bu oyunu bozacağız. Zaten bizsiz bölgede harita değişimi mümkün değil. Olamayacağını da göstereceğiz.

Irak’ta referandum sonrası ortaya çıkabilecek bir ayrışma ve çatışma, direkt olarak Türkiye’yi de etkileyecektir. Sınırlarımız, bekamız, toplumsal huzurumuz ve iç güvenliğimiz dikkate alındığında her türlü karşı hamleye hazırlıklı olmalıyız.

Kısa vadeye bakacak olursak referandum Barzani’nin elinde bir koz olarak kalacaktır. İlk etapta bağımsızlık ilan etmekten ziyade elini Bağdat yönetimine karşı güçlendimeye çalışacaktır. Bağımsızlık gerçekleşmese bile yaşanan kaos bölgede istikrarsızlaştırma ortamı oluşmasına yaramakta, bu durum da İsrail’in işine gelmektedir. İran’ın giderek bölgede söz sahibi olması da böylece İsrail tarafından engellenmektir. Kimi haberlerde yer alan önemli bir detayı da es geçmemek gerek. İran’ın (İsrail tarafından) İHA’larla izlenmesi, dinlenmesi gibi casusluk faaliyetleri Kuzey Irak’tan yürütüldüğü için referandumun İsrail için ne kadar önemli olduğu bu yönüyle de gözler önüne seriliyor.

Referandum ve Kerkük

Barzani’nin referandumda Kerkük’e el atması, sınırları ne kadar zorladığının ilanıydı adeta! Şu bilinmelidir ki Kerkük dediğimizde, Türkmen kardeşlerimizi düşündüğümüzde Kürt düşmanı olmuyoruz. Bu algı operasyonu Türk düşmanlarınca bilinçli bir şekilde yürütülüyor. Biz Kürt düşmanı değiliz, olmayız da… Biz memleketimizin, ülkemizin, ümmetimizin sevdalısıyız. Biz, toprak bütünlüğümüze ve huzurumuza kastedenlere düşmanız, başkalarına değil…

ABD ve diğer ülkelerin sahte tepkisi

Kuzey Irak Bölgesel Kürt Yönetimi‘nin gerçekleştirdiği bağımsızlık referandumuna gösterilen her tepkiyi samimi sanmayın. Özellikle de ABD’ninkini hiç dikkate almayın. ABD’nin onayı olmasa Barzani böyle bir referandumu gerçekleştiremezdi. Görünürde referanduma destek veren tek ülke İsrail. Ancak gerçekler hiç de öyle değil. ABD ve birçok ülkenin tepkisi yalan dolan.

Unutmadan; iğneyi başkasına batırırken çuvaldızı da kendimize batıralım. Geçmişte Bağdat hükümetinin karşı çıkmasına rağmen Irak Kürt Bölgesel Yönetimi ile işbirliği yapıp, kimilerine göre kaçak petrolün kimilerine göre ise Kürt petrolünün Türkiye üzerinden dünyaya pazarlanmasına izin verdiğimizi bir hatırlayalım. 2013’te Diyarbakır’daki tartışmalı “Negri Negri” olayını da unutmayalım. Ama bunları hatırlarken geçmişe takılıp kalmayalım, önümüze bakmasını da bilelim. Çünkü asıl önemli olan bundan sonra neler yapacağımız. Geçmişten dersimizi alıp adımlarımızı ona göre atmamız, vakit kaybetmememiz, İran ve Irak’la fikir birliğine varmamız şart.

Bir an önce harekete geçmeliyiz. Zira adımlarımız sadece bugünümüzü belirlemeyecek hem Türkiye’nin hem de bulunduğumuz coğrafyanın geleceğini şekillendirecek!

Yorumlar

  • Harika tespitlerle guzel bir yazi olmus kalemine saglik Nevin sergul
  • Böyle güzel, anlamlı ve ufkun ötesini görerek sosyolojik derinlikte yazmanız takdire şayan. Kutluyorum. Sizi iki kaşınızın ortasından öpüyorum. (Yazı da bir iki imla unutkanlığı olmus!) E.Erge