Belediyelere değil, başkanlara bakalım!

Son 16 yıldır Türkiye’yi küllerinden yeniden dirilten, mazlumların umudu haline getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, bu dönüşümü yerel yönetimlerden başlattığını hatırlatarak başlayalım söze.

Yolsuzluklarla, çöp dağlarıyla, hava kirliliği ile her gün gazetelere manşet olan İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin başına geçen Erdoğan, İstanbul’u marka şehir yapma adına kolları sıvarken, belediyenin kapılarını halka açmaktan da geri kalmamıştı. Sorunları bir bir masaya yatırmış, önce sıkıntıları aşıp ardından da İstanbul’u yaşanabilir bir kent haline getirmek için bir dizi yatırıma başlamıştı. Alt yapı ve üst yapı çalışmaları tüm hızıyla devam ederken daha önce sadece kağıt üzerinde gördüğümüz “sosyal belediyecilik” kavramını tüm ülkeye uygulamalı bir şekilde göstermişti.

Halkın içinden gelen ve halkın içinde kalmayı şiar eden Erdoğan, sadece İstanbulluların değil tüm ülke insanının dikkatini çekmişti. Yapılan hizmetlerle İstanbul ivme kazanıyor, bir dünya markası olma yolunda koşar adımlarla ilerliyordu. Yapılanların, yeni bir anlayışın (yeni bir hareketin) başlangıcı olduğunu gören eskiye Türkiye’nin sahipleri ve onların ağababaları, Erdoğan’ın önünü kesme adına hukuk silahlarını devreye sokarak tedbir almaya çalışmıştı. Ama göklerden gelen bir karar vardı ve dualarla desteklenen bir adamı, hiçbir kuvvet durduramadı. Yüce Allah, “Yürü ya kulum” demişti bir kere. Ekonomik ve siyasi krizlerle boğuşan 2001’deki Türkiye, sırtındaki kamburdan kurtulma adına yeni bir döneme uyanmıştı.

Sonrasını anlatmaya gerek yok. Dünya yeni bir liderle tanıştı. Öyle bir lider ki, dünya devletlerinin suratlarına bir tokat gibi gerçekleri haykıran ve tüm gidişatı değiştiren bir “eski belediye başkanı”. Tüm belediye başkanlarının feyz alması gereken bir lider.

Şimdi gelelim mevcut isimlere. Recep Tayyip Erdoğan markasını ve onun rüzgarını arkalarına alıp sandıklardan birinci çıkan belediye başkanları, oturdukları o koltukların hakkını verebiliyorlar mı? Ve gelin Mevcut Belediye başkanlarına soruları birlikte soralım.

1- Siyaset arenasında “Halkın gücünün üstünde başka bir güç tanımıyorum” diyen liderin peşine mi gidiyorlar, yoksa içinden geldikleri halkı unutup millete tepeden mi bakıyorlar?

2- Garip gurebanın sofralarına oturup, onlarla ağlayıp onlarla gülebiliyorlar mı? Yoksa sırça köşkleri kıskandıracak makam odaları yapıp, lüks sofralarda boy mu gösteriyorlar?

3- Yönettikleri şehrin ruhunu anlayıp o minvalde hareket mi ediyorlar, yoksa üç beş müteahhite teslim mi oluyorlar?

4- Mütevazı olup aşırılıktan kaçıyorlar mı, yoksa lüks peşinde mi koşuyorlar?

5- Mesai kavramını bir kenara bırakıp, gece gündüz vatandaş için koşturma yerine, pembe dolmuş, metrobüs, gibi magazinel işlerle vakit öldürüp, sosyal medya başında mesai harcayıp #TT (trend topic) olmak için uğraşırken saçma sapan tweetler yazıp, mensup oldukları hareketi zor ve komik duruma düşürecek açıklamalar mı yapıyorlar?

Asıl soru; belediye başkanlarından asıl istenen şey olan “hizmet ve icraat” peşinde mi koşuyorlar, yoksa popülizm adına şaçma sapan işler mi yapıyorlar? Vatandaşa temas etme, dert dinleyip sorun çözme yerine Twitter’a, Instagram’a fotoğraf atmak gibi göstermelik hareketler mi yapıyorlar?

Yönettikleri şehir için kafa patlatmak yerine partinin yönetim kadrosuna ve Erdoğan’a şirin gözükme adına taklalar mı atıyorlar? ”Bu makamlar emanettir ve yaptığımız her şeyi, attığımız her adımı kimse bilmese görmese bile Allah biliyor ve görüyor” diyebiliyorlar mı?

Ecdadımız gibi ölümsüz eserler bırakmak yerine estetikten uzak, beceriksiz kişilere gereksiz büstler, heykeller yaptırarak hem kendilerini komik duruma düşürüyor hem de mensubu oldukları partiyi zor durumda mı bırakıyorlar? Halka layık olmak için terlerinin son damlasına kadar çalışıyorlar mı, yoksa dinimizde yeri olmayan putlar, heykeller, masklarla vakit harcayıp gösteriş yarışına mı giriyorlar?

Cumhurbaşkanı “yük olan değil yük alan isimlerle yola devam edeceğini” söylese de görünen o ki, bazı isimler, Erdoğan’ın AK Parti’ye format atma sürecinde bile yük oluyorlar.

Bir sorun çıktığında belediyede görevli müdür, başkan yardımcısı gibi adamları görevden almakla sıkıntı çözülmüyor beyler. Asıl sıkıntı, o ekibin başındadır. Bakmamız gereken yer belediye değil o belediyenin başkanı olmalıdır diye düşünüyorum.

Kalın sağlıcakla

Yorumlar